Ulutaş Köyü Ulutaş Köyü - Tarihimiz Web Sitemize Hoş Geldiniz...
Ana Menü
Anasayfa
Fotoğraf Galerisi
Vidyo
Slaytlar
Tarihimiz
Köyümüz Hakkında
Köyümüzden Haberler
Ailelerimiz
Anadilimiz
Erzurum Fıkraları
Madenlerimiz
Futbol Turnuvası
Sizden Gelenler
Dost Siteler
İspir Haberleri
İspir'in Köyleri
Çocuklar İçin
İletişim
Canlı Yayın (İspir 1-2)
Canlı Sohbet
Okey
Mesaj Defteri

Kimler Sitede
Şuanda 17 misafir bağlı
Giriş Formu





Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Memleket Havası
start Player
   
Tarihimiz PDF Yazdır E-posta
 
KÖYÜMÜZÜN TARİHİ
  
Active Image

   Ulutaş köyü tarihi çok eskilere dayanmakla birlikte nasıl ve ne zaman kurulduğuna dair bilgiler bulunmamaktadır.  Ancak bir süre müslüman Türklerle Ermenilerin yaşadığı bilinmektedir. Ermenilerin Osmanlı Devleti'ne isyan çıkarması ve devlet düzenini tehdit etmeleri sonucu 1914 yılında yakın yerleşim yerlerinden Masans'tan Suriye tarafına zorunlu göç (tehcir) ettirilmişlerdir. Ancak köyümüzdeki Ermeniler tehcir nedeniyle değil daha önceden kendi istekleriyle ayrılmışlardır. Bunlardan en son ayrılan ise Zandu adındaki Ermenidir (örnek: "Zandunun harmanı"). Salih Gurbtoğlu'na yerlerini satarak köyümüzü terk etmiştir. 

   Köyümüzün adı Cumhuriyet döneminde konulmuştur. Ulutaş Köyü'nün eski adı Vank'tır. Eski belgelerde "Vank Karyesi" (Vank Köyü) olarak geçmektedir. Vank Ermenice olup "manastır" (hristiyan okulu ve kilise) anlamına gelmektedir. Bazıları köyümüzün adını "Vanasur" olarak da bilmektedir ancak bu adın "Manastır" kelimesinin düzgün söylenememesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

   Köyümüz altı kabileden oluşmaktadır. Bu kabileler şunlardır :

1. Gurbetoğlu Kabilesi (Kaya-Aslan) : Köyümüzde çoğunluk Gurbetoğlu Kabilesinden oluşur. Bu aile yaklaşık 250 yıl kadar önce Karaman'dan Ordu-Ünye'ye, buradan İkizdere-Bayırköy (Koylav) da bulunan Gabalamat mahallesine yerleşmişlerdir. Bir süre burada yaşadıktan sonra Mustafa Gurbetoğlu çocukları ile beraber köyümüze gelerek buraya yerleşmiştir. Gurbetoğlu ailesinin halen Trabzon-Of (Serince Köyü),  İspir'in Bademli Köyü (Nişonut), Gülçimen Köyü (Varinces) ve Gölyurt Köyünde akrabaları bulunmaktadır.
2. Turaboğlu Kabilesi (Öztürk) : Turaboğulları kabilesi de Rize Kalkandere'den köyümüze gelerek yerleşmişlerdir. Bu ailenin de Kalkandere'de akrabaları bulunmaktadır.
3. Kahramanlar (Güneş)
4. Telkesenler (Amil)
5. Hacıhaliller  a)Hacıhaliller (Bulut)  b)Musalar (Korkmaz)
6. Bıyıklar (Bıyık) : Önceden köyümüzden ayrılmışlardır. Bir kısmı İspir Yukarı Özbağ (Yukarı Kân) Köyü'nde bulunmaktadır. 
  
            

               İSPİR'İN TARİHİ   

   Milattan, önce 9. yüzyılda Urartular bu bölgeye ha­kim olmaya başlamış ve M.Ö. 753 yılında kökü Oğuzlara dayanan SAKA-İSKİT Türkleri bu bölgeye gelip yerleşmişlerdir.

   M.Ö. 665 yıllarında Çoruh nehri havzasına yerleşen Saka Türk’lerinin HESPERİT ve İSPİRİTİZ Boyları bu bölgeye İSPİR adını koymuşlardır. Diğer yandan İspir şehir merkezine girişte bütün görkemi ile yükse­len İspir Kalesi o yıllarda yapılmış olup, milli bir Türk damgası olarak tarihe geçmiştir. Ancak Türk kimliğini kaybetmemiştir. 1048 yılında Selçuklulara kapılarını açanilçemiz1071 Malazgirt Zaferiyle Selçuklu egemenliğine girmiştir. 1215 tarihinde içKaleMescidi ile Şehirdere çayı kenarında­ki Tuğrulşah Mescidi Atabey Erdem şah tarafından yaptırılmıştır.


     Bir süre Karakoyunlular ve Şah İsmail'in hakimiyetine giren İspir ve yöresi 1514 Çaldıran Zaferi ile Yavuz Sultan Selim tarafından alınmış ve ondan sonra Osmanlı İmparatorluğunun bir Sancağı haline ge­tirilmiştir. İlçe merkezinde bulunan Sultan Selim Camii Çaldıran Seferi dönüşünde Yavuz Sultan Selim Han tarafından yaptırılmıştır. 
   I.Dünya Savaşına kadar Osmanlı hakimiyetinde kalan İspir, 1916 - 1917 tarihleri arasında Rus işgali altında kalmış, bu arada Ermeniler aklın ve mantığın kabul edemeyeceği korkunç katliamlara Girişmişlerdir, nihayet İspir halkı Müftü Başkapan'ın önderliğinde 25 Şubat 1918 tari­hinde ilçemizi düşman işgalinden. kurtarmıştır. Şirin beldemiz Dede Korkut Hikayelerinin Bamsı Beyrek bölümüne, Köroglu destanlarına Akkoyunlu mezarlarının bulunduğu Koçdağı efsanelerine konu olmuştur. Markopolo Seyehatnamesinde, bugün Koç Dağında harabeleri bulunan ve Viranşehir olarak bilinen yerin 60.000 nüfuslu bir şehir olduğundan bahseder.

 

TARİHİ YERLER

İSPİR KALESİ VE CAMİİ
İspir'in girişinde bir tepenin üzerinde kurulmuş olan kale ve Kale Camiinin Saltuklular tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır.

MELİK HALİL GAZİ CAMİİ

4.80 x4.80 ölçülerinde küçük bir camiidir.H.814 yıllarında Zaviye olarak Derviş Melik Halil tarafından yaptırılmıştır.
 

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN'IN KİTABESİ

 

İspir Kaza merkezinde 51 x69 ebadında "Bu binanın yapılması 936 yıllarında Süleyman Han zamanında vaki oldu" ibaresi yazılıdır.


YAZICIZADE ÇEŞMESİ

 

Çeşme çarşı içindeydi.Belediye tarfından yıkılıp tahrip edilen çeşmenin kitabesi Çamlıca Mahallesi'nin girişinde bir çeşmenin üzerine koyulmuştur.

 

TUĞRULŞAH CAMİİ

 

İlçe Merkezinde bulunan Selçuklu  eseri bu camii Tuğrul Şah adına İspir'de oturan Atabey Erdem Şah tarafından yaptırılmıştır.

AKKOYUNLU HARABELERİ (VİRANŞEHİR)

Yağlı Köyü'ne ait yayla ve çevresinde koç heykeller ve koç kabartmaları mevcuttur.Başka kalıntılarda vardır.Gezilip görülmeye ve inceleme yapmaya gerek olan kalıntılar mevcuttur.

AKKOYUNLU HARABELERİ

Koçun Boğazı'nın üst kısmında ve Koç Yaylasında mevcut koç heykelleri ve koç kabartma resimli mezar taşları mevcuttur.Hala özelliklerini muhafaza edenleri vardır.

NUMANPAŞA KÖYÜ KALINTILARI

Numan Paşa Köyü uzun zaman Sancak Merkezliği yapmıştır.Bu köyden  Girit Kahramanlarından Darbuna Bekir Paşa,Darbunezade Numan Ağa,

Ömer Paşalara ait konak,köprü,medrese gibi izler varlığını krumaktadır.

ZARBUNA BEKİR PAŞA'NIN MEZARI

Bahçeli Köyü'nün Çoruh Nehri kenarında,Osmanlı mimarisi dört ayaklı tek kubbeden oluşan kümbet içinde bulunmaktadır.(Bir rivayete göre Ankara Mutassarrıfı Ömer Paşa'ya aittir.)

ELMALI MAĞARASI

Madenköprübaşı Elmalı Mahalesinin bir kilometre doğusunda kayaların koynunda bir mağaradır.Sarkıt ve dikitlerden ve bir kaç bölümden oluşan Damlataş mağarası gezilip görülmeye değer bir doğa harikasıdır.

KARAKALEDEKİ SU ÇANAĞI

Karakale Kalesi'nin içinde çapı bir metre,derinliği iki metreye yakın içi su dolu bir çanaktır.

PETEKLİ MANASTIRI

Petekli Köyü ile Çoruh arasında bulunan manastırın hala bazı kalıntıları mevcuttur.

KÖPRÜKÖY KİLİSE KALINTILARI

Köprüköy ile Cankurtaran Köyü arasında bulunan temelleri belli olan bir kilise ve kalıntılar vardır.

NERON'UN TEKNESİ

İspir-Gaziler Mahallesi'nin iki kilometre kuzeyinde bulunan kalıntılar ve içi oyuk bir çanak vardır.Rivayet göre papazlar çocuklarını bu çanakta vaftiz ederlermiş.

KALE DERESİ

İspir-Çamlıca Mahallesi'nin hemen üst kısmında bulunan ve bugünkü ismi ilede Kalederesi olarak anılan yıkıntılar mevcuttur.

SALTUKLU MEZARLARI
İspir'in güneyinde İspir-Çamlıca Mahallesi yolu üzerinde bulunan Saltuklular ait mimari özellikleri olan mezarlar mevcuttur.

DEMİRKAYA KÖYÜ KALINTILARI

Demirkaya Köyü'nün doğusunda köyde üç kilometre uzaklıkta tamamen kaybolmuş durumda kalıntılar mevcuttur.


SAKA BABA

İspir Kalesinin kuzey batısında bulunan dağın güney kısmında burda şehit bir yatırdan bu ismi almaktadır.Yatıra ait tahrip edilmiş mezar taşları ve kalıntılar hala mevcuttur.

 

SANDIK KALESİ

Şehir Deresi'nin üst kısmında bulunan küçük bir mescit ve erzak depolarının özelliklerini koruduğu kalıntılar hala mevcuttur.

KARAKALE KALESİ
 

Karakale Köyü'nün üstüdedir.Ortaçağda karakol kalesi olarak yaptırılmış,kısmen ayakta durmaktadır.

 

FISIRİK KALE
 

İspir'e 30 km uzaklıkta Araköy Köyü'nün bulunduğu mevkide,sarp kayalrın üzerine kurulmuş kireçli  harç ve kesme taşlarla yapılmış bir kaledir.

 

MADEN KALESİ (PEHLİVAN KALESİ)
 

İspir-Erzurum karayolu üzerinde Orçağa ait bir kaledir.Kalıntıları günümüze kadar gelmiştir.

 

CANKURTARAN KALESİ
 

Karahan sırtlarında yer alan bu kale Karakol olarak yaptırılmış olduğu sanılmaktadır.Bizanslılar tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır.Kalıntıları hala mavcuttur..

 

KARAHAN HARABELERİ
 

Karahan Köyü'nün hemen yanında eski bir saray veya şato kalıntısı mevcuttur.Bizanslı dönemine ait olduğu sanılmaktadır

 

SIRAKONAKLAR DER AĞZI MAĞARASI
 

Sırakonaklar  Dere Ağzı'nın karşısında Çoruh Nehri'nin kuzey yamaçlarındanehirden 100 metre yükseklikte bir mağaradır.Mağaranın içi sütunlarla ve odalarla birbirinden ayrılmıştır

 

KADIOĞLU MEDRESESİ
 

Tuğrul Şah Camiinin kıble tarafında bulunan tek katlı ve avlulu bir Osmanlı Medresesidir.Medrese 1725 senesinde yapılmıştır.

 

İspirin Düşman İşgalinden Kurtuluşu

Active Image

   Birinci Dünya Savaşı devam ederken bir çok olumsuzlukla baş göstermekteydi ki bunlardan Doğu Anadolu ve Osmanlı İmparatorluğu için çok büyük önem arz eden Enver Paşa komutasındaki  iki kolordumuzun Sarıkamış taarruzunda Allahuekber Dağlarında  donarak mahvolması, beklenen müdafaanın yapılmasına imkân   vermedi. Esasen Osmanlı Devleti Birinci Dünya Harbine hazırlıksız girmişti.

   Bu sebeple ordularımız düşman karşısında çekil­mek zorunda kaldı. 1915 senesi Ocak ayında Halit Bey (sonradan Paşa), Kafkas Kolordusuna bağlı iyi vatanperver bir Türk kumandanıdır. Düşmanın ilerleyişi karşısında bir şey yapmak istiyordu. İspir'in erkan ve eşrafı ile konuşan Halit Bey, 1915 senesi Ocak Ayının son haftasında Ispirlilerden de aldığı kuvvetlerle Devedağı'ndaki Rus kuvvetleri ile kanlı bir boğuşmaya girdi. Rus kuvveti, Ödük Yaylasına kadar geri çekildi.

   Bu sırada Halit Bey Erzurum'un Ruslar tarafından işgal edildiği haberini aldı. Bu haberi büyük bir teessürle, elemle alan Halit Bey, halkı daha fazla perişan etmemeyi düşünerek geri çekmeyi uygun buldu. Halkın da muhacir olarak hiç değilse hayatlarını olsun kurtarmalarını bildirdi. Halk, giden kumandan ve askerlerini yaşlı gözlerle uğurladı.

   1915 senesi Şubat ayında Rus askerleri İspir'e girdi. Geri çekilirken kahraman Halit Bey, inatçı mukavemeti düşmana kayıplar verdirdi. Üç yıldan fazla bir zaman, acı ve karanlık esaret yıllarından sonra Komünist ihtilali başlayınca Rus askerleri İspirden de çekilmeye başladı. Ruslardan boşalan yeri Ermeniler almak kararında idi. Sırakonaklar'daki Ermeniler bunun hazırlığı  içindeydi.   

   İspir erkanının hazırlıklı olması sayesinde yiğit İspirli hemşerilerimizin şüpheli şahıslar üzerinde buldukları vesikalarda: Taşnak çetelerinin başkumandanı Antrenik Paşa'nın Bayburt katliamının tamamlanmakta olduğunu ve sıranın İspir'e geldiğini bildiren Ermeni niyeti anlaşılınca, İspir Müftüsünün başkanlığındaki İspir Kurtuluş Cemiyeti’nin gayretiyle Sırakonaklar, Bay­burt ve Erzurum'daki Ermenilerin İspir'de katliam yapmalarına mani olmak için halk silahlı mücadeleye sevkedildi.

  Sırakonaklarda bulunan yerli ve silâhlı Ermenileri de milislerimiz çevirerek tecavüzlerine mani oldu. Bayburt Ermenileri bir defa da Yanıkköprü Boğazını yarıladıysa da öncüleri ile yapılan çarpışmadan sonra düşman ilerlemekten vazgeçti.

   Erzurum'dan İspir'e, Karakaya Boğazından girmek isteyen  Ermenilerle milis kuvvetlerimiz kanlı muharebeler yapmışlar ve Ermenileri bu boğazdan içeri sokmuşlardır. Ermenilerin esas maksadı Sırakonaklardaki Ermenileri kurtarmak ve İspir halkını katletmekti. Fakat düşman bu emelinde muvaffak  olamamıştır.Bu sırada 25 Şubat 1918 tarihinde Türk Ordusunun İspir'e geleceği müjdesi verildi. O günün sabahı, Yüzbaşı Ziya Bey’in başında bulunduğu süvari müfrezesi İspir'e geldi.  İspir, 25 Şubat 1918 tarihinde vatan topraklarına katıldı. Ziya Bey 26 Şubatta Çamlıkaya’ya ve 27 Şubatta Sırakonaklar'a vardı. Ermenilerin Türk Ordusu önünde kaçtığını Bayburt'un ve Erzurum'un kurtuluşu ile gören ve artık tehlikenin kalmadığını anlayan kahraman İspir halkı, Sırakonaklar'daki Ermenileri esir etmek için taarruza başladı. Yapılan çarpışmadan sonra Ermeniler Yukarı Karakale Kalesi’ne sığındılar. Bu kale emniyetli ve sağlam yapılışlı idi. Durumu tetkik eden Yüzbaşı Bey alay kumandanı Atıf Bey'den acele iki top göndermesini rica eti.

   Yüzbaşı Ziya Bey,7 Mart 1918 günü kaleye top atışı ile taarruza geçilmesi  emrini verdi. Açılan gediklerden içeri kuvvetlerimiz kaleye girdi. Fakat milis kuvvetlerimizden büyük sayıda şehit olmasından başka Yüzbaşı Ziya Bey ve beş askerimiz de şehit olmuştur.
       
   Az imkanlarla çok iş başarılarak işgalciler memleketimizden kovulur.

                              (Allah Rahmet Eylesin)

 

Son Güncelleme ( Pazartesi, 01 Şubat 2010 )
 
< Önceki   Sonraki >
 
 
ERZURUM İLİ İSPİR İLÇESİ ULUTAŞ KÖYÜ WEB SİTESİ Tasarım: Tahir KAYA 2009 ©