İSPİR KALESİ VE CAMİİ İspir'in girişinde bir tepenin üzerinde kurulmuş olan kale ve Kale Camiinin Saltuklular tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır.
MELİK HALİL GAZİ CAMİİ 4.80 x4.80 ölçülerinde küçük bir camiidir.H.814 yıllarında Zaviye olarak Derviş Melik Halil tarafından yaptırılmıştır. KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN'IN KİTABESİ İspir Kaza merkezinde 51 x69 ebadında "Bu binanın yapılması 936 yıllarında Süleyman Han zamanında vaki oldu" ibaresi yazılıdır. YAZICIZADE ÇEŞMESİ
Çeşme çarşı içindeydi.Belediye tarfından yıkılıp tahrip edilen çeşmenin kitabesi Çamlıca Mahallesi'nin girişinde bir çeşmenin üzerine koyulmuştur. TUĞRULŞAH CAMİİ İlçe Merkezinde bulunan Selçuklu eseri bu camii Tuğrul Şah adına İspir'de oturan Atabey Erdem Şah tarafından yaptırılmıştır. AKKOYUNLU HARABELERİ (VİRANŞEHİR) Yağlı Köyü'ne ait yayla ve çevresinde koç heykeller ve koç kabartmaları mevcuttur.Başka kalıntılarda vardır.Gezilip görülmeye ve inceleme yapmaya gerek olan kalıntılar mevcuttur. AKKOYUNLU HARABELERİ Koçun Boğazı'nın üst kısmında ve Koç Yaylasında mevcut koç heykelleri ve koç kabartma resimli mezar taşları mevcuttur.Hala özelliklerini muhafaza edenleri vardır. NUMANPAŞA KÖYÜ KALINTILARI Numan Paşa Köyü uzun zaman Sancak Merkezliği yapmıştır.Bu köyden Girit Kahramanlarından Darbuna Bekir Paşa,Darbunezade Numan Ağa, Ömer Paşalara ait konak,köprü,medrese gibi izler varlığını krumaktadır. ZARBUNA BEKİR PAŞA'NIN MEZARI Bahçeli Köyü'nün Çoruh Nehri kenarında,Osmanlı mimarisi dört ayaklı tek kubbeden oluşan kümbet içinde bulunmaktadır.(Bir rivayete göre Ankara Mutassarrıfı Ömer Paşa'ya aittir.)
ELMALI MAĞARASI Madenköprübaşı Elmalı Mahalesinin bir kilometre doğusunda kayaların koynunda bir mağaradır.Sarkıt ve dikitlerden ve bir kaç bölümden oluşan Damlataş mağarası gezilip görülmeye değer bir doğa harikasıdır. KARAKALEDEKİ SU ÇANAĞI Karakale Kalesi'nin içinde çapı bir metre,derinliği iki metreye yakın içi su dolu bir çanaktır. PETEKLİ MANASTIRI Petekli Köyü ile Çoruh arasında bulunan manastırın hala bazı kalıntıları mevcuttur. KÖPRÜKÖY KİLİSE KALINTILARI Köprüköy ile Cankurtaran Köyü arasında bulunan temelleri belli olan bir kilise ve kalıntılar vardır. NERON'UN TEKNESİ İspir-Gaziler Mahallesi'nin iki kilometre kuzeyinde bulunan kalıntılar ve içi oyuk bir çanak vardır.Rivayet göre papazlar çocuklarını bu çanakta vaftiz ederlermiş. KALE DERESİ İspir-Çamlıca Mahallesi'nin hemen üst kısmında bulunan ve bugünkü ismi ilede Kalederesi olarak anılan yıkıntılar mevcuttur. SALTUKLU MEZARLARI İspir'in güneyinde İspir-Çamlıca Mahallesi yolu üzerinde bulunan Saltuklular ait mimari özellikleri olan mezarlar mevcuttur. DEMİRKAYA KÖYÜ KALINTILARI
Demirkaya Köyü'nün doğusunda köyde üç kilometre uzaklıkta tamamen kaybolmuş durumda kalıntılar mevcuttur. SAKA BABA
İspir Kalesinin kuzey batısında bulunan dağın güney kısmında burda şehit bir yatırdan bu ismi almaktadır.Yatıra ait tahrip edilmiş mezar taşları ve kalıntılar hala mevcuttur.
SANDIK KALESİ
Şehir Deresi'nin üst kısmında bulunan küçük bir mescit ve erzak depolarının özelliklerini koruduğu kalıntılar hala mevcuttur. KARAKALE KALESİ Karakale Köyü'nün üstüdedir.Ortaçağda karakol kalesi olarak yaptırılmış,kısmen ayakta durmaktadır. FISIRİK KALE İspir'e 30 km uzaklıkta Araköy Köyü'nün bulunduğu mevkide,sarp kayalrın üzerine kurulmuş kireçli harç ve kesme taşlarla yapılmış bir kaledir. MADEN KALESİ (PEHLİVAN KALESİ) İspir-Erzurum karayolu üzerinde Orçağa ait bir kaledir.Kalıntıları günümüze kadar gelmiştir. CANKURTARAN KALESİ Karahan sırtlarında yer alan bu kale Karakol olarak yaptırılmış olduğu sanılmaktadır.Bizanslılar tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır.Kalıntıları hala mavcuttur.. KARAHAN HARABELERİ Karahan Köyü'nün hemen yanında eski bir saray veya şato kalıntısı mevcuttur.Bizanslı dönemine ait olduğu sanılmaktadır SIRAKONAKLAR DER AĞZI MAĞARASI Sırakonaklar Dere Ağzı'nın karşısında Çoruh Nehri'nin kuzey yamaçlarındanehirden 100 metre yükseklikte bir mağaradır.Mağaranın içi sütunlarla ve odalarla birbirinden ayrılmıştır KADIOĞLU MEDRESESİ Tuğrul Şah Camiinin kıble tarafında bulunan tek katlı ve avlulu bir Osmanlı Medresesidir.Medrese 1725 senesinde yapılmıştır. İspirin Düşman İşgalinden Kurtuluşu 
Birinci Dünya Savaşı devam ederken bir çok olumsuzlukla baş göstermekteydi ki bunlardan Doğu Anadolu ve Osmanlı İmparatorluğu için çok büyük önem arz eden Enver Paşa komutasındaki iki kolordumuzun Sarıkamış taarruzunda Allahuekber Dağlarında donarak mahvolması, beklenen müdafaanın yapılmasına imkân vermedi. Esasen Osmanlı Devleti Birinci Dünya Harbine hazırlıksız girmişti. Bu sebeple ordularımız düşman karşısında çekilmek zorunda kaldı. 1915 senesi Ocak ayında Halit Bey (sonradan Paşa), Kafkas Kolordusuna bağlı iyi vatanperver bir Türk kumandanıdır. Düşmanın ilerleyişi karşısında bir şey yapmak istiyordu. İspir'in erkan ve eşrafı ile konuşan Halit Bey, 1915 senesi Ocak Ayının son haftasında Ispirlilerden de aldığı kuvvetlerle Devedağı'ndaki Rus kuvvetleri ile kanlı bir boğuşmaya girdi. Rus kuvveti, Ödük Yaylasına kadar geri çekildi. Bu sırada Halit Bey Erzurum'un Ruslar tarafından işgal edildiği haberini aldı. Bu haberi büyük bir teessürle, elemle alan Halit Bey, halkı daha fazla perişan etmemeyi düşünerek geri çekmeyi uygun buldu. Halkın da muhacir olarak hiç değilse hayatlarını olsun kurtarmalarını bildirdi. Halk, giden kumandan ve askerlerini yaşlı gözlerle uğurladı. 1915 senesi Şubat ayında Rus askerleri İspir'e girdi. Geri çekilirken kahraman Halit Bey, inatçı mukavemeti düşmana kayıplar verdirdi. Üç yıldan fazla bir zaman, acı ve karanlık esaret yıllarından sonra Komünist ihtilali başlayınca Rus askerleri İspirden de çekilmeye başladı. Ruslardan boşalan yeri Ermeniler almak kararında idi. Sırakonaklar'daki Ermeniler bunun hazırlığı içindeydi. İspir erkanının hazırlıklı olması sayesinde yiğit İspirli hemşerilerimizin şüpheli şahıslar üzerinde buldukları vesikalarda: Taşnak çetelerinin başkumandanı Antrenik Paşa'nın Bayburt katliamının tamamlanmakta olduğunu ve sıranın İspir'e geldiğini bildiren Ermeni niyeti anlaşılınca, İspir Müftüsünün başkanlığındaki İspir Kurtuluş Cemiyeti’nin gayretiyle Sırakonaklar, Bayburt ve Erzurum'daki Ermenilerin İspir'de katliam yapmalarına mani olmak için halk silahlı mücadeleye sevkedildi. Sırakonaklarda bulunan yerli ve silâhlı Ermenileri de milislerimiz çevirerek tecavüzlerine mani oldu. Bayburt Ermenileri bir defa da Yanıkköprü Boğazını yarıladıysa da öncüleri ile yapılan çarpışmadan sonra düşman ilerlemekten vazgeçti. Erzurum'dan İspir'e, Karakaya Boğazından girmek isteyen Ermenilerle milis kuvvetlerimiz kanlı muharebeler yapmışlar ve Ermenileri bu boğazdan içeri sokmuşlardır. Ermenilerin esas maksadı Sırakonaklardaki Ermenileri kurtarmak ve İspir halkını katletmekti. Fakat düşman bu emelinde muvaffak olamamıştır.Bu sırada 25 Şubat 1918 tarihinde Türk Ordusunun İspir'e geleceği müjdesi verildi. O günün sabahı, Yüzbaşı Ziya Bey’in başında bulunduğu süvari müfrezesi İspir'e geldi. İspir, 25 Şubat 1918 tarihinde vatan topraklarına katıldı. Ziya Bey 26 Şubatta Çamlıkaya’ya ve 27 Şubatta Sırakonaklar'a vardı. Ermenilerin Türk Ordusu önünde kaçtığını Bayburt'un ve Erzurum'un kurtuluşu ile gören ve artık tehlikenin kalmadığını anlayan kahraman İspir halkı, Sırakonaklar'daki Ermenileri esir etmek için taarruza başladı. Yapılan çarpışmadan sonra Ermeniler Yukarı Karakale Kalesi’ne sığındılar. Bu kale emniyetli ve sağlam yapılışlı idi. Durumu tetkik eden Yüzbaşı Bey alay kumandanı Atıf Bey'den acele iki top göndermesini rica eti. Yüzbaşı Ziya Bey,7 Mart 1918 günü kaleye top atışı ile taarruza geçilmesi emrini verdi. Açılan gediklerden içeri kuvvetlerimiz kaleye girdi. Fakat milis kuvvetlerimizden büyük sayıda şehit olmasından başka Yüzbaşı Ziya Bey ve beş askerimiz de şehit olmuştur. Az imkanlarla çok iş başarılarak işgalciler memleketimizden kovulur.
(Allah Rahmet Eylesin) |